Fas Hakkında İlginç Bilgiler

Arap tarihçileri ve coğrafyacılarının en uzak batı anlamındaki El-Mağrip el Aqşá olarak adlandırdığı Fas, Kuzey Afrika‘da Avrupa’ya olan yakın konumuyla Avrupalıların tatil için sıklıkla tercih ettiği bölge ülkelerinden.Büyük bölümü çöllerle kaplı Fas, batıda Atlas Okyanusu, kuzeyde ise Akdeniz boyunca uzanan sahilleri, geleneksel yaşamla modern dünyayı bir araya getiren kendine has kültürü ile ziyaretçilerini her adımda şaşırtan onlarca farklılığa sahip.


Krallıkla yönetiliyor

Resmi adı El-Memleket’ül-Mağribiyye olan Fas Krallığı, 1666’dan bu yana Hz. Ali’nin soyundan gelen Alaouite Hanedanı tarafından yönetiliyor. Dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir uzunluktaki sürede, aynı hanedanın üyeleri tarafından yönetilen Fas’ın kralı 1999’dan bu yana VI. Muhammed.

Fas’ta krallık babadan oğula geçiyor. Kralın birden fazla erkek çocuğu varsa yeni kralın kim olacağına mevcut kral karar veriyor. Veliaht prens kralın yurt dışı seyahatlerine eşlik ediyor, babasının yanından ayrılmıyor.

Fas dünyanın sonu olarak biliniyordu

Arap tarihçileri ve coğrafyacılarının en uzak batı anlamındaki El-Mağrip el Aqşá olarak adlandırdığı Fas, yakın tarihe kadar bilinen dünyanın en uzak bölgelerinden biri olarak adlandırılıyordu. Coğrafi keşiflerin henüz gerçekleşmediği yıllarda Afrika’nın Orta Doğu’ya en uzak noktası olarak bilinen Fas, aynı zamanda Kuzey Afrika’nın Avrupa ile kesiştiği yer olarak stratejik önem taşıyor.

Resmi diller

Fas’ın resmi dilleri Arapça ve Berber. Bu iki dilin yanı sıra Fransızca da hayatın her alanında hakim. Birçok kişi Fransızca ve Arapçanın birlikteliği ile oluşan yerel bir diyalekt oluşturmuş. Fransızların zaman zaman şaşırdığı bu diyalekte şarkılarda, televizyonlarda ve sokaklarda rastlamak mümkün.

Berber dili ise Fas, Tunus, Libya, Mısır, Mali ve Nijer’deki Berber toplulukları tarafından konuşuluyor. Sahra Çölü’nün kuzey bölgelerinde yaşayan Berberlerin Fas’ta konuştuğu dile Amazigh deniyor. Kendine has bir alfabesi olan bu dilin karakterleri Mısır hiyeroglifi ile Antik Yunancayı andırıyor.


Osmanlı eseri yok

İspanyollar Endülüs Bölgesi’ni 1492’de Araplardan aldıktan sonra Kuzey Afrika’ya geçip Faslılara karşı büyük bir harekata başladı. İspanyolların bu hamlesine karşı Cezayir’in doğusundaki Osmanlılardan yardım isteyen Faslılar bu yardımın karşılığında 35 yıl boyunca Osmanlı egemenliği altında yaşadı.

Osmanlılara ömür boyu vergi vermeyi kabul eden Fas’ta bu döneme ait Osmanlı izi yok denecek kadar az. Osmanlı’nın daha çok vergi kaynağı olarak gördüğü Fas’ta herhangi bir yerleşme ya da sisteme hakim olma gibi bir kaygısı olmadığından ülkede Osmanlı’ya ait iz de görülmüyor.

Fas’ın doğusu ve tarihi Fes kenti 1830’a kadar Osmanlı egemenliğinde kaldı. Türklerin ülkeye Fas demesinin sebebi de Osmanlı’nın Fes şehrinde yıllar boyu süren egemenliği. Osmanlı’nın Fes’teki hakimiyetinden dolayı ülkenin başkenti Rabat’a taşındı.

Türkiye’yi Türk dizilerinden öğreniyorlar

Fas televizyonlarında bugüne kadar 12 farklı Türk dizisi gösterilmiş. Faslıların büyük ilgi gösterdiği Türk dizileri sayesinde Türkiye‘yi görmek isteyen Faslıların sayısı bir hayli artmış. Özellikle İstanbul’u merak eden Faslıların birçoğu fırsat bulduğunda İstanbul’a seyahat etmek istediğini söylüyor.

İlginç taksi kültürü

Fas’ta taksi sistemi iki farklı şekilde işliyor. Üzerinde ‘petit taxi’ yazan ve genellikle kırmızı renkli olan (Kazablanka, Fes: Kırmızı, Marakeş: Bej, Chefchaouen: Mavi) taksiler küçük taksi olarak geçiyor. Bu taksilere en fazla 3 yolcu binebiliyor.

Fas yasalarına göre bu taksilerin yolcu sigortası şoför hariç 3 kişiyi kapsadığından 3 yolcudan fazla alınması yasak. Petit taxide ön koltuğa bir, arka koltuğa ise iki yolcu oturabiliyor. Petit taxiler dışındaki standart taksilere ise 4 yolcu binebiliyor. Taksiler aynı güzergah üzerinde farklı yolcuları araca alıp bu yolculardan ayrıca ücret alabiliyor.

%d blogcu bunu beğendi: